 Rus şairi,
öykücüsü ve ülkesinin kültür bürokrasinin eleştirmeni olarak bilinen
Boris Leonidoviç Pasternak, kitapları resimleyen bir portre ressamının
oğlu olarak 10 Şubat 1890'da, Moskova'da dünyaya geldi. Piyanist olan annesinin
etkisiyle, 15 yaşında Moskova Konservatuarı'nda müzik eğitimi almaya
başladı. Dört yıl sonra felsefe öğrenmek amacıyla müzik eğitimini
bıraktı ve fakülteden 1913 yılında mezun oldu. Edebiyata olan ilgisi
küçük yaşlarda oluşmaya başlayan Pasternak, füturizme bağlı olan
Zentrifuga adlı edebiyatçı topluluğuna katıldı. Bir yıl sonra da
"Bulutlardaki İkiz" adlı şiir kitabını yayınladı. Bu kitapta yer alan
şiirlerin bir kısmını daha sonra yayınladığı Sınırları Aşarak adlı
kitabında da kullandı. Bir yandan şiirleri üzerinde yoğunlaşan Boris
Pasternak, hayatını bir fabrikanın yönetici bürosunda çalışarak ve özel
dersler vererek kazanıyordu. İlk yapıtlarından itibaren kendine özgü bir
stil geliştiren şair, çalışmalarında özgür cümle kuruluşuyla
sürrealistlik tablo dünyasını anımsatan cesur mecazlara yer veriyordu.
Dizelerini kurarken sık sık sözcüklerle seslerin benzerliklerinden
yararlandı ve konuşma dilindeki deneyimleri tamamlayıcı olarak kullandı.
Pasternak'ın, Ekim Devrimi sıralarında yazdığı "Kız Kardeşimin
Yaşamı" adlı şiir kitabı, ancak 1922'de basılabildi. Önceleri samimi
duygular ve düşünceler ile aşk ve doğayı şiirlerine konu alan şair
giderek sanatın içinde bulunduğu sorunlara da eğilmeye başladı. Bundan
sonra ki yapıtlarında anlaşılması zor bir dil kullanan Pasternak,
Mayakovski tarafından kurulan LEP dergisi için yazılar yazmaya başladı.
Kısa süre sonra da edebiyat çevrelerince 'şairlerin şairi' unvanını
aldı.
1923'de Yevgenya Muratova ile evlenen Boris Pasternak,
lirik çalışmalarının doruğu olarak kabul edilin "Temler ve Varyasyonlar"
adlı kitabını çıkardıktan sonda 20'li yılların ortasından itibaren
birkaç kısa vezinli destan yazdı. Spektorski adlı yapıtında devrim
öncesi Çarlık karşıtı ihtilalcilerine saygılarını sunan yazar, 30'ların
başında "Geçiş İzni" adını taşıyan otobiyografik öyküsünü yayınladı.
Liriğin şiirsel bir gerçek yaratması gerektiği konusundaki inancı
iktidardaki kültür fonksiyonelerinin düşüncesiyle çeliştiği ve
propaganda amaçlı yazılar yazmaya yanaşmadığı için, kültür politikasını
yapanlarla arasındaki çelişki derinleşti. Giderek yalnızlığa itilen
şair, her ne kadar 1934'te Sovyet Yazarlar Birliği başkanlığına
seçildiyse de 1936'dan itibaren şiirlerinin yayınlanması yasaklandı. 1934'ten
ikinci eşi Sinaida Neuhaus ile evlenen Boris Pasternak, geçimini başta
William Shakespeare'ın trajedileri olmak üzere, çeviriler yaparak
kazanıyordu. Gürcü şairlerin yapıtlarını Rusça'ya çevirince, Stalin'in
gözüne girdi ve büyük bir olasılıkla sürgüne gönderilmekten bu yolla
kurtuldu.
İkinci Dünya Savaşı sıralarında, kültür politikasının
esnekleştirilmesi sayesinde Sabah Trenlerinde ve Ölümlü Dünya adlı iki
şiir kitabını birden yayınlama imkanı buldu. Bu eserlerde şairin büyük
bir yalınlık elde etme ve klasik lirik geleneklere yaklaşım çabaları
göze çarpmaktadır. 1953'te Goethe'nin Faust yapıtını Rusça'ya
çevirdikten bir yıl sonra Zvezda başlığı altında 1945'ten beri üzerinde
çalıştığı "Doktor Jivago" romanında 10 şiirini yayınlayabildi. İhtilal,
iç savaş ve başlamakta olan Stalinizm yıllarında geçen destanını
Pasternak, 1955'te tamamladı. Kendi sözleriyle 'en kritik ve en önemli
yapıtı'nın ana konusunu, zihinsel bağımsızlığı herşeyin üstünde tutan
Dr. Jivago'nun yaşam öyküsünü oluşturmaktadır. Jivago'nun daha iyi bir
geleceğe ve özgürlüğe bağladığı umutlar romana damgasını vuran
unsurlardır. Sovyet makamları bu yapıtın SSCB'de yayınlanmasını
yasakladıktan sonra kitap 1957'de İtalya'da basıldı. Bunu izleyen
zamanda Pasternak'a karşı kışkırtıcı bir kampanya başlatıldı. Bu nedenle
yazar, 1958'de kendisine layık görülen Nobel Edebiyat Ödülü'nü
reddetmek zorunda kaldı. O ana kadar Yazarlar Birliği üyesi olan
Pasternak, birlikten çıkarılarak boykot edildi.
30 Mayıs 1960'da
70 yaşına gelen Boris Leonidoviç Pasternak, Moskova yakınlarındaki
Peredelkino'da hayata gözlerini yumdu. Ölümünden bir yıl sonra şairlik
hakları geri verildiyse de Doktor Jivago, yasak yapıtlar listesinden
çıkarılmadı. Bu ünlü eser yazarın ölümünden 28 yıl sonra kendi ülkesinde
basılabildi.
ESERLERİ:
Roman: Dr. Jivago (1957)
ŞİİR KİTAPLARI:
Bulutlardaki
İkiz (1914), Sınırları Aşarak (1917), Kız Kardeşimin Yaşamı (1922),
Sabah Trenlerinde (1943), Ölümlü Dünya (1945)
Düzyazı / Destan: Lüvers'in Çocukluğu (1922), Tula'dan Mektup (1922), Temler ve Varyasyonlar (1922),
Spektorski (1931)
Otobiyografi: Geçiş İzni
(1931)
BURADA ŞİİRLERİNİ OKUYABİLİRSİNİZ |